Çocuk İhmali ve İstismarı

Çocuk ihmali; çocuğa bakmakla yükümlü olan kişinin, çocuğun ihtiyaçlarını çeşitli nedenlerden dolayı karşılayamaması veya karşılamak istememesidir.

İstismar ise çocuğun kendine bakmakla yükümlü kişiler veya bir başkası tarafından fiziksel, duygusal veya cinsel olarak zarar verici muameleye maruz kalmasıdır.

Özellikle cehalet, ailenin ekonomik açıdan yetersiz olması ki her ekonomik olarak yetersiz olan aile çocuğunu ihmal veya istismar etmez, ebeveyn veya çocuğa bakan kişilerin çocuğun gelişimi ile ilgili yeterli bilgi sahibi olmaması veya bilseler bile gerek kendi çocukluğunda yaşadıklarından gerekse toplumumuzun bazı bölgelerinde yaygın olan inançlardan dolayı, çocuğunu ihmal veya fiziksel-duygusal istismara uğratması, bazı ebeveynlerin çok genç yaşta anne baba olmaları, anne babanın ayrılması ve bu durumdan çocuğa bakan kişinin çocuğu sorumlu tutması, çocukla yaşamak istememesi veya ikici evliliğini yapmış olması çocuk ihmal ve istismarının başlıca sebeplerindendir.

Kendi çocukluğumda babam bizi çok döverdi bak nasıl adam olduk o da olur, dayak cennetten çıkmadır, kızını dövmeyen dizini döver gibi fiziksel istismar sözleri, biz kendi kendimize büyüdük 10-15 yaşında çalışmaya başladık arkamızda anne babamız mı vardı gibi ihmal sözlerini her birimiz defalarca kez duymuşuzdur.

Çocuğunu çalışmaya zorlayan, okula göndermeyen, sağlık hizmetlerinden yararlandırmayan, çocuğunun nerede ve ne durumda olduğuyla ilgilenmeyen, ilgi ve şefkat göstermeyen yani çocuğunu ihmal eden binlerce ebeveyn var.

Çocuğuna fiziksel şiddet uygulayan, onları tokat, tekme yumruk ile yaralayan veya sıcak su ütü sigara vb aletler kullanan aileler var. Çocuğunu duygusal olarak istismar eden aileler var. Sürekli hakaret ve tehdit eden, çocuğuna lakaplar takan, çocuğu sevgiden mahrum etmekle veya terk edilmekle tehdit eden, yanlış bir harekette bulunduğunda o davranışı değil çocuğun kişiliğini eleştiren ailelerle sürekli olarak karşılaşıyoruz. Örneğin; derslerinde bugün yeterince başarılı olamadın değil sen aptalsın diyen, o koltuğun üzerine çıkman yanlış demek yerine sen yaramazsın diyen, çocuğunu sürekli aşağılayan ebeveynler var. Çocuğun şiddet uygulayan bir ebeveyn ile karşılaştığımızda direkt olarak çocuğa vurulur mu derken çocuğuna duygusal istismarda bulunan ebeveynlere çoğu zaman sessiz kalıyoruz. Ama o da anne babasını çok sinirlendirdi, kadın dayanamadı ne yapsın vb. gibi mantığa büründürdüğümüz bile oluyor.

Ama emin olun ki duygusal istismarın çocuk üzerindeki ileriye dönük sonuçları da en az fiziksel veya cinsel istismar kadar ağır oluyor. Anne babadan nefret etme, içine kapanma, antisosyal davranış geliştirme ve hatta biyolojik olarak hiçbir sebep yokken dikkat eksikliği veya öğrenme güçlüğü tanısı almasına bile sebep olabiliyor.

Cinsel istismar ise bir çocuğun, kendisinden en az altı yaş büyük biri tarafından cinsel olarak haz almak amacıyla zorla veya ikna edilerek cinsel etkileşime maruz bırakılması olarak tanımlayor. Bu istismar cinsellikle ilgili konuşma, kendini çocuğun yanında teşhir etme, cinsel içerikli programlar izlettirme veya çocuk giyinirken- soyunurken onu röntgenleme gibi cinsel temas içermeyen bir şekilde de yapılabilir veya temas dokunma ve cinsel ilişki de içerebilir. Fiziki bir temas olsun veya olmasın bu eylemlerin her biri cinsel istismar olarak nitelendiriliyor.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de cinsel istismarın yaygınlığı %1,4 tür. Ülkemizdeki kadınların %20 sinin, erkeklerin ise %7 sinin çocukluğunda en az bir kez cinsel istismara maruz kaldığı saptanmıştır. Tabi bu sadece buzdağının görünen yüzü, kayıt altına alınmamış binlerce istismar vakası var. Özellikle aman çocuğum lekelenmesin, kimse duymasın, çocuğum hakkında kötü düşünürler, ilerde evlenemez, babası duyarsa adamı öldürür katil olur, katliam çıkar vb. nedenlerle ne yazık ki cinsel istismar vakaları çoğunlukla saklanıyor.

İstismarcıların çok büyük bir çoğunluğunun ailenin yakından tanıdığı, güvenilir olarak nitelendirdiği kişiler olması sebebiyle de bu durumun üstü iyice ötülüyor ve hatta anne baba çocuğun yalan söylediğini bile düşünebiliyor.  Evet, sanılanın aksine istismarcılar, tenha sokaklarda veya karanlıkta bir anda karşılarına çıkan, evsiz madde bağımlısı vb. kişiler değil istismarcıların büyük bir çoğunluğu ailenin yakınen tanıdığı, bildiği ve güvendiği, 30 yaş üstü evli, babacan, yardımsever olarak nitelendirilen kişiler ve çocukların istismara uğradığı yerler de sürekli gittiği güzergah ev okul arası gibi veya tanıdığı kişinin evi, anne baba yokken kendi evi gibi yerler.

Çocuklar bu konuda yalan söylemezler anne babanın ilk kuralı her zaman çocuğa inanmak olmalıdır. Anne baba üstünü örtmemeli, 1 kereden bir şey olmaz dememelidir. 1 kere olan da tekrarlayan da istismar olayları çocukta ciddi travma yaratır. Benim çocuğumun başına gelmez, evsiz kimsesiz ihmal edilmiş kız çocuklarının başına gelir diye düşünmemelidir. Bu durum;  her coğrafyada, her yaşta ve cinsiyetteki çocuğun başına gelebilir.

Peki çocuğumuz söylemiyorsa cinsel istismara uğradığını nasıl anlarız? Eğer bir çocuk:

  1. Çok sık olarak kusma, baş ağrısı, karın ağrısı, ishal oluyorsa
  2. Genital bölgede ağrı şişlik veya morarma gözlemlediyseniz veya bir anda başlayan oturma pozisyonunda zorluk oturduğunda bir yönden öbür yöne dönememe varsa
  3. Ani başlayan içe çekilme, kimseyle konuşmak istememe, hiçbirşey yapmak istememe, donuklaşma veya sürekli ağlama, öfke nöbetleri varsa
  4. Aşırı temizlenme veya hiç temizlenmeme, cinsel içerikli oyunlar oynama gibi davranışlar gösteriyorsa, çocuğun cinsel istismara maruz kaldığından şüphelenmelisiniz.

Çocuklar sıklıkla istismar olayını söylemez saklarlar. Çok küçük olduğundan olayın ne olduğunu ifade edemiyor olabilirler, tehdit edilmiş veya rüşvet verilmiş olabilirler, kimsenin ona inanmayacağını düşünebilirler veya kızılıp suçlanacağını düşünebilirler.

Eğer çocuğunuz cinsel istismara uğradığını söylemiş veya siz tespit etmiş iseniz; çocuğunuzun anlattıklarına inanın, abartılı tepkiler vermeyin, bu durumun onun suçu olmadığını söyleyin, kendini güvende hissetmesini sağlayın, meraka dayalı nerede oldu ne oldu nasıl oldu gibi sorular sormayın hissettiklerini sorun anlamaya çalışın ve destek olun.  Herkese bu olaydan bahsetmek yerine sınırlı ve çocuğa faydalı olabilecek kişiler arasında tutun. Olay ortaya çıktıktan sonra yaşanacak hukuki süreçlerle ilgili onu bilgilendirin.

Çocuğa cinsel eğitim nasıl vermeliyim veya bu durumlar yaşanmadan çocuğumu nasıl koruyabilirim konusundaki sorularınıza zihinsel engelliler öğretmenimiz Filiz YAZÇİÇEK’in yazısını okuyarak yanıt bulabilirsiniz.

Merve FİDAN

Psikolog-Aile Danışmanı

1
Merhaba ben Digiyardım,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Powered by